1 Kasım 2010 Pazartesi

Sonbaharı bir haftasonuna sığdırmaya çalışmak...

İlkbahar'da Ankara'dan İzmir'e taşındık, yazı burada karşılamak için:) Bir dönem İzmir'in hakkını da verdik aslında, uzun zamandır yaz tatilinde bu kadar çok yüzmemiştim galiba. Çeşme, Karaburun, Dikili, Kuşadası, Didim, en uzağı 2 saat İzmir'den. Hele Çeşme'ye 45 dakika da gittiğimize inanamadım uzun süre.

Yeni ev, yeni iş, Ufuk'un askerliğinin tamamlanması, tatil derken yaz geldi geçti, ben cennet İzmir'de çok şeyler pişirdim, pazardan bahçeden alamadım kendimi. Annemden, ananemden, teyzemden çok şeyler öğrendim ama üzerimdeki üşengeçlik (yazın İzmir'e genel bir rehavet çöküyor, tecrübe ile sabit) ile ne fotoğraf çektim ne de çektiğim tariflerin birkaç tanesini yayınlayabildim.

Reçel yaptım hayatımda ilk kez bu yaz, karadut, kayısı ve çilek reçeli. Rengarenk hem dolabımı hem masamızı süsledi kahvaltılarda. Hoşaf, marmelat eksik olmadı mutfağımdan. Yaz boyunca bol bol ot, meyve yedik, balık sezonunun açılmasıyla da balıksız hafta geçirmez olduk, İzmir'e taşındığımız burdan belli oldu.

Şimdide sonbaharı yaşıyoruz doya doya. Nar, cennet elması, ayva, incir-ceviz, ısırgan, ebegümeci, taze salça, kırmızı biber, turp otu, pancar, sardalya, mercan, deniz balıkları yemeklerimizi lezzetlendiriyorlar. Eşim bu meyve sebze bolluğundan hem memnun hem şikayetçi, bu sebeple kırmızı eti de eksik etmemeye çalışıyoruz soframızdan, oğlak güveci gibi. Eveet bu yaz annemden öğrendiğim oğlak güvecini, inşallah bir sonraki pişirmemde sizlerle paylaşacağim.

Bu hafta sonu, 29 Ekim tatilini de değerlendirerek, meyvemizi sebzemi kendimiz topladık bahçemizden. Dedemin domates zeytini dediği etli zeytinlerden topladık, bodur zeytinlerden zeytin toplamak da kolay oldu. Hem çizik hem kırma zeytinlerimizi kurduk, bu sene kendi yaptığımız zeytinlerden yiyeceğiz. Aa tam turşu mevsimi tabii, Filiz annemin muhteşem turşularının yanına, annemle kornişon turşusu kurduk, lahana ve havuç ile renklendirdik kavonazları.

Dalından cennet elması, mandalin topladık, hicaz ve çekirdeksiz nar ile doldurduk arabamızın bagajını. Tüm bu bağ bahçe işleri arasında oraların fotoğrafını çekemeyen ben, hala kendime çok kızıyorum. Ne kadar yazmaya çalışsam da kışlık hazırlanan ayva ve nar askılarının ne kadar şiir gibi olduklarını anlatmam mümkün değil çünkü.

Bu akşamdan itibaren size sonbahar mahsülleri ile yaptıklarımı yazmaya fotoğraflamaya başlıyorum, yaz rehavetini bir tarafa bırakarak. Dün çiftçi olmak istedim, annem de bana sen zaten hep ilginç bir çoçuk oldun dedi:) Birçok hayalimizi zamanla gerçekleştiriyoruz ve yerine yenilerini ekliyoruz. En son hayalimse bahçesindeki mahsüller ile taze salata yapabildiğim bir evim olsun. Dalından limon, domates, marul koparmak istiyorum. Ananemlerin yanına mı taşınsam bir süreliğine, belki geçici bir hevestir:)

Uzun zamandır haberleşemedğim herkese selamlar, sevgiler..

Not: Bu yazımı bahsettiğim nar ve ayva askıları ile süsleyeceğim.

10 Haziran 2010 Perşembe

Show must go on....

Uzun bir aradan sonra, yazmak için tekrar bir enerji buldum kendimde.
İzmir'e taşınmanın telaşı ve heyecanı ile yaptım yedim hep. Resim falan çekmek aklıma gelmedi. Ufuk'da döndü askerden, gönüllü fotoğrafçım, bundan sonra daha çok resim çekelim olur mu?
Burada mutfağıma İzmir lezzeti girdi, domatesim biberim mis gibi kokuyor, soframızdan çeşit çeşit ot eksik olmuyor. Annem, teyzem daha bir sürü kuvvetli kaynağın yakınındayım. Yeni yemekler öğreniyorum ve deniyorum. Hatta gelir gelmez üç çeşit reçel bile yaptım. Hepsini paylaşacağım bu sayfalar aracılığıyla. Diğer sayfamdaki tariflerimi de üşenmeden tek tek geçireceğim bu tarafa. Napalım blogcu'nun gazabına uğradık bi kere.

Söylemeden edemeyeceğim, Ankara'daki arkadaşlarımı çok özledim...

Sevgiler,

19 Şubat 2010 Cuma

331. Dönem Geri Sayıyor...


331. kısa dönemde iseniz, ya da asker yolu bekliyor iseniz, kaç gün kaldı diye düşünmeye gerek kalmadı, en sık ziyaret ettiğim sayfalar arasına girmeye aday. Nerdeyse %50'si bitmiş, maşallah:)
(Resim flickr'dan)

www.arsiv.biz

18 Şubat 2010 Perşembe

Blogspottayım:)


Artık blogcudan blogspota geçiş yaptım. Ne zamandır planlıyordum, fırsat bulamamıştım. Tüm tariflerimi de buraya aktarınca işlem tamam olacak. Bu yazımı bile Aşk-ı Memnu izlerken yazıyorum, bakalım onları ne zaman aktarırım:)
Meyveli, sebzeli, sağlıklı tariflerle güzel günler diliyorum...
Burdaki adresim gozdedemirci, ama siz beni
www.gozdetarifler.com 'dan da takip edebilirsiniz.






15 Şubat 2010 Pazartesi

Asker Kurabiyeleri

ufuk

Eşimin yemin törenine giderken ona süpriz yapmak istedim. Ne yapabilirim diye düşünürken imdadıma canım arkadaşım pastacı Zerrin yetişti.  Harika asker kurabiyelerini Ufuk için hazırladı. Görünüşü kadar kendisi de çok lezzetliydi tarçınlı tereyağlı kurabiyelerin. Eşim, asker arkadaşları ve ailelerimiz kurabiyelere bayıldı.
Çok teşekür ederim Zerrin'ciğim, emeğine sağlık.

ufuk2

18 Ocak 2010 Pazartesi

Etli nohut yemeği

IMG_1438

Yemekli misafirim olduğunda genelde balık yapmayı tercih ediyorum. Sağlıklı ve kolay oluyor. Ama ya ikinci kere geliyorlarsa? O yüzden iyi yaptığım ve sevilecek alternatif ana yemekler şart. Etli nohut da bunlardan biri benim için. Haşlanmış nohutunuz varsa özellikle çok pratik bir yemek.
Haydi tarife geçelim.

İçindekiler:
- yarım kilo az yağlı dana kuşbaşı et
- 2.5 su bardağı nohut
- 1 kaşık domates salçası
- 1 kaşık biber salçası
- 2 orta boy soğan
- 3 yeşil biber

Hazırlanışı:
Nohutları düdüklüde haşlıyoruz. Eti çok az yağ ile ayrı bir tencerede pişiriyoruz. Ete tuz atmıyoruz.
Soğanları ve biberi doğruyoruz. Düdüklüye pişen et, nohut, soğanı ve biberi ekliyoruz. Salçaları üç bardak su içinde sulandırıp düdüklüye ilave ediyoruz. Salçaların tuz durumuna göre tuz ve zeyrinyağı ekliyoruz. Ben bir de 2-3 sarımsağı küçük doğrayarak ekliyorum.
Düdüklüde 10 dakika pişiriyoruz.
Bulgur veya pirinç pilavı ve cacık ile servisi tavsiye edilir.
Afiyet olsun.

Hazırlama süresi : 45 dakika
Pişirme süresi : 30 dakika
Kişi sayısı: 6-8 kişi