28 Ağustos 2012 Salı

Bugün günlerden yeşil....









23 Ağustos 2012 Perşembe

İlk 6 ay sadece anne sütü


Tuna 3 aylıkken çalışmaya başladım, ama ilk 6 ay sadece anne sütü ile besledim bebeğimi. Çalışan anneler için imkansız olmadığını göstermek için yöntemlerimi 'Anne Sütü - Sağarak Saklamak' yazımda anlattım. Bu konuda en büyük destekçim kuzenim ve oğlumun biricik teyzesi çoçuk doktorumuz İlke Genç. Canım sana burdan bir kez daha teşekkür ediyorum.

İlk 6 ayda sadece anne sütü üzerine yazılmış, Bahar'cığımın benimle paylaştığı bir yazıyı eklemek istiyorum. Bu yazıyı bana gönderdiğinde Tuna daha 20 günlükmüş. Baharcım çok teşekkürler....



Acıbadem Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Bülent Öztürk, süt gelmese bile annenin bebeği erkenden emzirmesi gerektiğini belirterek, "Bu, bebeğinizin emme refleksinin oluşmasını,sütünüzün salgılanmasını ve rahminizin kasılıp, daha çabuk iyileşmesini sağlar. Takip eden süreçte ise, bebeğiniz sizin memenizi her aradığında, gece ve gündüz sık sık emzirmelisiniz. Sütünüzün bebeğin midesinden geçiş süresi 15–45 dakikadır" dedi. 

Dr. Bülent Öztürk, anne sütü ve emzirme hakkında merak edilenleri şöyle yanıtladı:

- Bebeğiniz bir öğünde alacağı sütün  yüzde 50’sini ilk 1-2 dakikada, yüzde 90’ını ise ilk 5 dakikada emer. Ortalama emzirme süreniz 15-30 dakika arasında olmalıdır.

- Bu nedenle bebeğinizi devamlı ve saatlerce emzirmek yerine, en az 15 dakikalık aralarla emzirmeniz, en sağlıklı olanıdır.

- Bebeğinizi sabit zaman aralıkları ile değil, o istedikçe emzirmeye çalışmalısınız. Bu süre 30 dakika ile 3 saat arasında değişmekte olup, beslenme aralıklarının ilk ay için 3 saati aşmamasına özen gösterin.  Daha sonra ki aylarda, bu süre bebeğinizin isteğine göre uzar.

Anne sütünün yeterliliği, göğsünüzü sıktığınızda süt gelmesinden, bebeğiniz düzenli bir şekilde kilo almasından (ilk 6 ay içinde 150-200gram ya da her ay 600-800 gram kilo) anlaşılır.

- Bebeğiniz günde 5-6 kez altını ıslatıyor ve günde 1-2 kez kakasını yapıyorsa, sütünüzün yeterli olduğunu anlayabilirsiniz. 



ANNE SÜTÜ NEDEN YETERSİZDİR? 
Bebeğiniz sütünüzle doymuyor ise, kan şekeri düzeyinin düşmesine bağlı olarak,  uyuklama ve ağlamama gözlenir. Sakin görünümü size yanlışlıkla bebeğinizin doyduğu izlenimini verebilir. Bu yüzden bebeğinizin kilo alımını, ilk 1 yaşa kadar yakından izlemelisiniz.


İLK SÜTLER NEDEN ÖNEMLİDİR? 
Doğumdan sonraki ilk 7 günde vücudunuzun ürettiği süte, ilk süt (kolostrum) denir. Sarımsı renkte olan bu süt, özellikle protein, mineral ve vitaminlerden zengindir. Sarımsı renk, yüksek beta karoten düzeyinden kaynaklanır. Kolostrum proteinin içeriğinde, bebeğinizi hastalıklardan koruyucu antikorlar (özellikle IgA) ve barsak epitelinin direncini arttırıcı maddeleri bulunur. Kolostrumun özgül ağırlığı, 1040–1060 arasında değişir. Bir öğünde vücudunuzun ürettiği miktar 2–20 ml arasında olur. Kolostrumun enerji içeriği 67kcal/dl’dir. Doğumunuzdan sonraki ilk 7–15 gün arasında üretilen süt ise, “geçiş sütü” olarak bilinir. Bu sütte toplam protein miktarı azalırken laktoz, yağ ve toplam kalori içeriği artar. İlk iki haftadan sonra anne sütü “olgun süt” özelliği kazanır.


SÜTÜN MİKTARI BEBEĞE YETERLİ OLUYOR MU? 
Bebeğinizi her emzirdiğinizde, vücudunuz sütü bebeğinizin ihtiyaçlarına uygun olarak üreterek, miktarını ayarlar. Emzirmenizin başında karbonhidrattan zengin bir süt (önsüt) verirken, sonuna doğru yağdan zengin bir süt (son süt) salgılarsınız. Aslında vücudunuz, iki bebeği emzirebileceğiniz kapasitedesüt üretebilme yeteneğine sahiptir.


HANGİ EMZİRME POZİSYONU DOĞRUDUR? 
Emzirmenin tek bir pozisyonu yoktur. Beşik pozisyonu, çapraz beşik, yatar pozisyon gibi değişik pozisyonlardan kendinize en uygun olanı seçip, emzirebilirsiniz. Doğumunuzu takip eden ilk günlerden sonra beşik pozisyonu önerilir.


BEŞİK POZİSYONU İÇİN NELER YAPILMALIDIR? 
- Arkanıza hafif yaslanarak otururun. 

- Kolunuzu dayamak için bir destek bulun.

-  Ayaklarınızı uzatmak veya ayağınızı dayayıp, dizini yukarı kaldırmak için bir puf edinin.

-  Bebeğinizi kolunuza veya bir yastığa uzatıp, yaklaşık 45 derece bir eğimle memenize yaklaştırın.

-  Bu pozisyonda bebeğinizin elleri serbest olmalıdır. Böylelikle memenize temas edebilir ve ellerinin yardımı ile meme başınızı bulabilir. 

- Elinizin işaret ve orta parmağı yardımı ile meme başınızı, bebeğinizin ağzına yönelterek, baş parmağınız ile yukarıdan aşağıya doğru memenizi sıvazlayıp,sütünün kolay gelmesine yardımcı olun.

- Bebeğiniz emme işlemi sırasında, ağzının içersinde bir vakum yapar. Bu negatif basınç, memenizden sütün gelmesini sağlar. Bebeğiniz memenizden ayrılırken bu basıncı yok etmek için bir parmağınızı bebeğinizin ağzına koyarak, basıncı azaltmalısınız.

- Bebeğiniz ağzını genişçe açtığında, alt dudağını meme ucunuzun altına gelecek şekilde çabucak memenize yaklaştırmalısınız. Bebeğiniz ağzıyla yalnız meme ucunu değil, etrafındaki kahverengi alanı (areola) da kavramalı, alt dudağı dışa kıvrık olmalı ve çenesi memenize dayanmamalıdır.

- Eğer bebeğinizi tam yatar pozisyonda emzirirseniz, gelen sütünüz burun arkasına kaçabilir. Hatta kulaklardan ve boğaza açılan kanalın ağzından, kulak yoluna geçerek enfeksiyona neden olabilir. Yenidoğan kulak iltihaplarının en sık rastlanan nedeni, hatalı pozisyonlarla emzirmedir, ayrıca yattığınız yerden bebeğinizi emzirmeniz hem sütünüzün gelmesi hem de olabilecek tehlikeli sonuçlar yönünden sakıncalıdır. Emzirirken yatakta da olsa, mümkün olduğu kadar dik oturmalısınız.

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Anne sütü - Sağarak saklanması


Tuna'nın neredeyse yaşına gireceği düşünülürse belki de bu yazı için biraz geciktim, ama yazının içeriğinin öneminden dolayı aklıma gelmişken kağıda dökmek istedim.

Anne sütünün bebek için önemi, sütü gelmeyen, yetmeyen anneler, emmek istemeyen bebekler, uykusuna kıyamayan emzirmek yerine mamayı tercih eden anneler, aman beslensin diye anne sütü yerine ek gıdaya ağırlık veren anneler için yaşadıklarımı, deneyimledikleri ve okuduklarımı paylaşmak istiyorum.

Tuna'yı ilk 6 ay sadece anne sütü ile besledim. Kilo alımı ve büyümesi gayet normal ve düzenliydi. (Sırf anne sütü ile bebekler bir ayda 1500-1800 gram kilo alabiliyorlar.) Süt dışında bir de su verdim oğluma. Sütün bebek için yeterli olması için sadece bol bol emzirmek ve düzenli beslenmek gerekiyor. Önce anne düzenli ve sağlıklı beslenmeli, gıdasına ve özellikle sıvı alımına dikkat etmeli ve sık sık emzirmeli ki, sütü bol ve yeterli olsun. Sütüm az bekleyeyim, biriksin, çoğalsın fikri tamamen yanlış, bebek emdikçe uyarılma ile meme süt üretiyor, sağma makinası ile süt gelmezken bebeğinizi emzirdiğinizde sütünüz gelmeye devam eder. Emzirirken memeyi boşaltmak lazım. İlk aylarda bebek doyduktan sonra da emmeye hevesli oluyor, fakat göğüs ucu yarası ve acımalar olabiliyor, bebeğin her göğüste 10-15 dakika kalması doyması için gayet yeterli bir zaman.

Eğer benim gibi çalışan bir anneyseniz ve bebeğinizi erken dönemde bırakıp işe dönmek gibi bir zorunluluğunuz var ise, ben daha ilk günlerden sütünüzü sağarak saklamanızı tavsiye ederim. Hem ilk dönemlerde anne sütündeki yağ miktarının fazlalığı ( 100 ml'de 7 gram kadar), hem bebeğin ilk aylarda memedeki sütü tamamen bitirememesi, hem de fazla süt üretimini düşünülürse sağarak süt biriktirmenin en efetif dönemi ilk 3-4 ay. Ben bu dönemde dolabımın dondurucu bölümünde baya bir miktar süt biriktirdim, 3.aydan sonra işe başladığımda günlük olarak sağmaya devam ettim, fakat yetmemesi durumunda stoklarımızdaki sütler takviyesi ile 6 ay başka gıdaya geçmeden anne sütü ile oğlumu besledim.

Sütü günlük olarak sağıyor ve poşetliyordum, her seferinde bir poşet dolduracak kadar süt çıkmadığında aynı gün içinde sağdığım sütleri bir poşet içinde buzluğa kaldırıyordum. Sağdığım sütleri biberonda dolabın üst rafında (peynir bölümüde) maksimum 20 saat kadar beklettiğim oldu,aynı gün içindeki bir poşetmelek için. Dışarıda hiç bekletmemek lazım. Buzlukta ise 6 aya kadar deniyor ama ben en fazla 4 ay kadar sakladım.
Buzluktan çıkardığımız sütleri önce buzdolabında çözdük, ardından içilecek sıcaklığa gelmesi için cattle üzerinde benmari usülü bir metal meyve süzgüsü üzerinde biberon içinde ısttık. Buzluktan çıkarılan sütün uzun süre dışarıda tutularak çözülmesi bozulma ihtimalini arttırdığı için çok uygun değil. Sadece o öğünde tüketilecek sütü buzluktan çıkardık, tek seferde tüketilmeyen sütler malesef tekrar kullanılamıyor:(


Ben işe başladıktan sonra bizim tempomuz şu şekildeydi, sabah emzirip çıkıyordum, öğlene kadar arada bir öğün süt tüketiyordu. Tuna, 3 aylıkken bir öğünde 60 ml civarı yeterliyken, 6. ayda 90 lara, 7.-8.ayda 100-110-120 civarına çıkmıştı. Bebeklerin ay ay tüketim miktarları değiştiği için buzluğa da tek kullanımlık değişik miktarlarda süt koymak kullanışlı oluyor. Öğlen geliyordum, hem emziriyor, hem de sağıyordum, öğleden sonra ben yokken bu sütü tüketiyor, akşamüsütü tekrar emzirme saatinde eve dönmüş oluyordum. Bir sonraki günün sabahına kadar bir ya da iki kere daha sağıyordum, bu sayede oğluma günlük süt sağlayan başarılı inek rolümü devam ettiriyordum.

6 aydan sonra ek gıdalara başladık, ara öğünlerin birinde yoğurt ekledik, zaten tükettiği süt miktarı da arttığı için yine aynı miktarda sağsam da tam denk geliyordu. 7-8 aydan itibaren sağma işi iyice azaldı, Tuna artık tüm sütleri tüketir oldu, buzluktaki stokları da erittik. Şu anda 11.5 aylık, halen haftada iki gün öğlen gidiyorum, akşamları, özellikle geceleri emmeye devam ediyor.

Bu süreçte Philips Avent'in Tekli Elektronik Göğüs Pompasını kullandım, yanında Avent biberonları ile. Saklama poşeti olarak da Lansinoh'u kullandım. İkisinide kesinlikle tavsiye ederim. Hatta pompamın bir parçası kırıldı, servise götürdüm kara kara düşünceler ile, servis süresi ne kadar sürer, ben bu süreçte ne yaparım diye. Problem ana başlıktaydı, hemen değiştirdiler, bizi hiç üzmeden problemi çözdüler, memnundum, bir kere daha memnun kaldım.



Lansinoh'un tavisye ettiği saklama bilgileri de şu şekilde;



Anne sütünü saklamanın ana hatları:
Sağlıklı bebekler için, anne sütü, 19 - 26 °C oda sıcaklığında altı saate kadar tutulabilir. (LLLI 2008)
Buzdolabında 4 °C ve altında 72 saate kadar saklanabilir. (LLLI 2008)
İçinde buzluk olan tek kapılı bir buzdolabınız varsa, anne sütü buzlukta iki haftaya kadar saklanabilir (buzdolabı kapağının sürekli açılıp kapanması nedeniyle). (Emzirme Yanıtları Kitabı / Breastfeeding Answer Book, LLLI 2003)
Eğer iki kapılı ve buzluklu buzdolabınız varsa, anne sütü, buzluk bölümünde 3 - 4 aya kadar saklanabilir. (Emzirme Yanıtları Kitabı / Breastfeeding Answer Book LLLI 2003)
Derin dondurucuda sürekli 0º F (-18°C) de altı ay süresince saklanabilir. (Lawrence and Lawrence Breastfeeding, A Guide for the Medical Profession)
Eğer sakladığınız anne sütü hakkında sorularınız veya endişeleriniz varsa, sütü atınız ve bebeğinize içirmeyiniz.
Ne tip bir kap kullanılmalıdır?
Buzdolabına, buzluğa veya derin dondurucuya konulan süt için şu kaplar önerilir:
Kalın ve sert kapaklı, hava almayan ve sıkı kapanan, plastik veya cam kaplar.
Derin dondurucu ve buzluklar için süt torbaları; bunlar özel olarak insan sütünü saklamak için üretilmiştir.
Tek kullanımlık biberon torbaları önerilmez.

Anne Sütü Nasıl Ilıtılır?
İdeal olan, donmuş sütün çözülmesini beklemektir.
Eğer ısıtma gerekiyorsa, kabı veya torbayı, sıcak akan çeşme suyu altına tutarak, sütü ılıtın.
Sütün ısısını asla kaynama noktasına getirmeyin. Donmuş süt çözülme aşamasında ekşi kokuyorsa, sütü dondurmadan önce, kabı sıcak buhar veya sıcak su altında haşlamak tavsiye edilir. (İçinde yüksek Lipase bulunan anne sütü dondurulduktan sonra ekşi kokabilir. Süt kabını, sıcak su veya buhara tutmak, bu ekşi kokuyu engeller.)
Isısını ölçmeden önce, anne sütünü, kabı içinde hafifçe döndürünüz, çalkalayınız. Üstte biriken kaymak kısmı, bunun sonucunda bütün süte dağılacaktır. (Saklanan sütün kaymak ve sıvı süt olarak ayrışması normaldir.) Kabı çok hızlı ve kuvvetli şekilde çalkalamayınız. Bu, anne sütünün içinde var olan değerli ve gerekli bir takım canlı maddeleri zedeleyecektir.
Anne sütünü ısıtmak için asla Mikrodalga fırın kullanmayınız.
Çözülmüş Anne Sütü
Eğer anne sütü önce dondurulmuş, sonra gene buzdolabının içinde çözülmüşse, 24 saat içinde tüketilmek üzere buzdolabında tutulabilir. Ancak süt kabının açılmamış olması gerekir.
Eğer buzdolabından çıkarılıp eritilmişse, dört saat içinde kullanılması gerekir.
Çözülmüş anne sütü tekrar dondurulmaz.
Biberon içinde tutulan artık anne sütünün bir sonraki beslenmeye kadar güvenli bir şekilde saklanabilip saklanamayacağı, aksi takdirde atılması gerekip gerekmediği bilinmemektedir. 


17 Ağustos 2012 Cuma

Bugün günlerden mavi


Bugün günlerden mavi. Mavi insana neler hissettiriyorsa....








13 Ağustos 2012 Pazartesi

Kışlıkları hazırlayalım

Yaz sebzelerinden kış için hazırlık yaptım bu haftasonu. Önce bahçeden gelen kırmızı biberleri fırınladım, sonra da pazardan aldğım taze börülceleri şokladım ve ikisini de buzluğa kaldırdım.

Bu haftasonu deniz haftasonlarından biri olmadı, hem değişiklik hem de Tuna biraz da bağ bahçe görsün istedik, istikamet Ödemiş Bademli oldu. Tuna açık havadan çok memnun, meyvelerin ( elma- erik- incir) lezzetlerine de bizzat kendi elleriyle baktı. Sanki en sevdiği meyve yeşil mayhoş elma oldu, elinden düşürmedi çünkü, o minik dişleriyle kemirdi durdu elmayı.

Oradan topladığımız meyve sebzeyi değerlendirme çalışmaları pazar günü öğleden sonra başladı.

Önce kırmızı biberler...

Biberleri güzelce yıkadıktan sonra fırın tepsisine sıraladım.

Fırında kontrollü bir şekilde 170 derece ısıda yaklaşık 20 dakika pişirdim. (Fırını önceden ısıtmadım)

Üzerleri çok kararmadan, çatal batırabilecek yumuşaklığa gelince çıkardım.

Yumuşadıkları için kabukları çok rahat çıktı, hepsini teker teker temizledim.

Ardından buzdolabı poşetlerine koyarak buzluğa koydum.

Annem ise fırınlanmış biberleri sarımsak ve sirke dolu kavanozlara koymuş, o şekilde saklıyor.

 Her iki yöntem de ağız lezzetime hitap ediyor:)
















Ardından börülceler... Yıkayıp, ayıkladıktan sonra küçük parçalar halinde doğradım. Kaynar suda yaklaşık 5 dakika kadar kaynattım, yeşil renkleri sarımsı bir hale dönüştü.
Süzüp biraz soğuttuktan sonra buzdolabı poşetlerine konan börülceler buzluğun yolunu tuttular.
Bunları yemek için biraz bekleyeceğiz ama şimdiden afiyet olsun....


10 Ağustos 2012 Cuma

Ev yapımı yoğurt


Tuna 6 aylıkken ilk yoğurt ile başaldık ek gıdaya. İlk seferinde çay kaşığı ile başlanmalı, sonra 1 çay bardağına kadar çıkarılabilir bir kaç hafta içinde. Taze taze yemesi için o günden beri her gece yoğurt mayalıyorum. Hangi sütle, hangi maya ile, ne içinde gibi bir sürü deneyimim oldu.
Güvenilir bir yer biliyorsanız, mandıra sütü en iyi tutanı, büyükşehirlerde her zaman böyle yer bulmak zor, günlük pastorize süt, o da yoksa uzun ömürlü sütler ile yoğurt yapılabiliyor. Ben günlük pastorizelerden Tire Sütü her zaman tercih ediyorum.
Maya da çok önemli, kendi yaptığınız yoğurtlardan maya ayırabilirsiniz, ya da yine mandıra yoğurdu tavsiye edeceğim, en azından çok beklediğinde bozulan bir yoğurt olmalı bence. Hiç denemedim ama prebiyotik mayadan yapılan yoğurdun da çok faydalı olduğu duydum, deneyen varsa tecrübelerini paylaşırsa sevinirim.

Üstü kapatılabilen bir kapta mayalamak sıcaklığı korumak açısından çok avantajlı oluyor. Ben küçük mama kavanozlarında mayalıyorum, onu da canım arkadaşım Banu'dan gördüm, biricik oğlu Osman Batu'nun doğum gününde Tuna'ya verdiği yoğurdu cam kavanoza mayalmıştı, kesinlikle taşıması, miktarı ve ortamı açısından en başarılı mayalamayı yaptığım yer oldular.
Bir kavanoz için bir çay kaşığı maya kullanıyorum, onu ılık süt ile seyreltip homojen bir hale getirip süte karıştırıyorum. Güzelce havlulara sarıyorum. En az 4 saat kadar bekledikten sonra, dolapta da 3 saat kadar beklettikten sonra oğluma yediriyorum. Sütün mayalama sıcaklığını eli yakmayacak ılıklık olarak tanımlayabilirim. İnsan mayalaya mayalaya eli de o sıcaklık ayarına alışıyor. Bebekler için en sağlıklı başlangıç gıdası yoğurt. Hala zevkle yiyor oğlum.
Sevgiler....

Bebekler için meyve püresi

Meyvesiz hayat olmaz, hem bizler hem de bebekler için.
Bebeklerin mevsim meyvelerini yemesi meyve yemesi kadar önemli bence. Kışın elma, muz(kabızlığa dikkat ederek) yazınsa şeftali, kayısı, erik, armut olmazsa olmazlar arasında.
10. aya kadar cam rendede rendeleyerek verdim Tuna'ya meyveleri, 10.aydan sonra kabukları ile rondoda çekmeye başladım, bu sayede posasından da faydalanıyor. Mesela 1 şeftali, 2 kayısı, 1 eriği rondada parçalayıp bir ara öğüm olarak veriyorum bebeğime, keyifle yiyor, bol vitaminli:)
Tavsiye ediyorum, demir şurubunun kabızlık etkilerini posa ile önlemeye çalışan annelere....
10.aydan sonra dişleri de büyüdüğü için erik, armut gibi meyveleri kendi yemesi için eline vermeye başladım, ama kabukları için bir gözünüz üzerinde olsun bebeğinizin. Kavun veya karpuzu eline verdiğimde sadece sıkıp suyunu çıkardı, ağzına götürmeyi istemedi:)

Hamilelik ve bebek bakımı için kitaplarım

İlk hamileliğim olduğu için heyecanlı ve cahildim, modern anne olarak önce okuyarak başlamak istedim:)
Canım arkadaşım deneyimli anne Müge bu dönemde bana 'Bebeğinizin İlk Yılında Sizi Neler Bekler' kitabını  (yazar :  Heidi E. Murkoff/Sandee E.Hathaway/Arlene Eisenberg) hem tavsiye hem hediye etti. Okumaya onunla başladım.
Ardından hem hamilelik döneminde (özellikle egzersizlerinden faydalandım) hem de doğumdan sonrası için doğum hemşiresi Ayşe Öner'in 'Hamilelik, Doğum  ve Bebek Bakım Kitabı'nı kullandım. Anne, çocuk dergilerini sıkıldıkçe ve fırsat buldukçe edindim. Bu arada baş danışmanlarım annem, Gülzade ablam ve çoçuk doktorumuz biricik kuzenim İlke Güngör Genç'i buradan çook öpüyorum...


2 Ağustos 2012 Perşembe

Kendi kendine yemeğe başlama

Oğlum kendi kendine neler ile yemek yemeğe başlayabilir diye bloglarda araştırırken bir annenin pirzolayı bu amaçla kullandığını okudum. Bana da çok mantıklı geldi, kemiğin dibinde az miktarda et bırakarak hem etin tadını almasını hem de dişlerini kaşımasını sağladık. Doyurucu bir öğün olarak değil, alıştırma amaçlı çok başarılı oldu. Fakat ılıkken keyifle kemiren Tuna, soğuyunca atmayı tercih etti, e haklı da tabii...
Cici Bebenin diş kaşıma bisküvisini de denedik bu amaçla, bence henüz şeker için erken, meyve olarak erik, armut da denenebilir, ayrıca kızarmış kepekli ekmek ile de hem dişlerini  kaşıyor, hem de ufak ufak kendini oyalayarak yemeyi öğreniyor.

İlk yeme aracımız ise annanesinin aldığı meyve filesi olmuştu, onu çok kullandık, dişleri olmadığı ve yeni çıktığı dönemde, meyvenin posasını filenin arasından emerek yiyor ama file boğazına parça kaçmasını engelliyordu. Kesinlikle tavsiye ederim, bir de uzun kollu önlük ile, ben oğlumun elinden zor alıyordum fileyi. İçine elma, kiraz, erik o mevsimde hangi meyveler var ise koyarak verdik.