24 Aralık 2013 Salı

5. İzmirli Yemek Blogu Yazarları Buluşmamız...

 
1 Aralık pazar günü Tepekule Kongre ve Sergi Merkezinin A7 Şehir Klübünde 5.İzmirli Yemek Blogu Yazarları Buluşmasını gerçekleştirdik. Her buluşmada daha da profesyonelleşen bu buluşmayı organize eden Nergis Mevsimi, Sende Pişir, Mis Kokulu Lezzetler, Hep Leziz, Dilodan Tarifler ve Egeden Tarifler yemek blogu yazarları arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Yer, yemek, organizasyon, her blogcu için hazırlanmış özel karşılamalar, hepsi çok güzel ve özeldi.

Giriş ve karşılama çok nefisti, öncelikle herkes için yapılmış ayrı ayrı kurabiyeler ile başlamalıyım, Nergis Mevsimi döktürmüş. Benim icin hazırlanan kurabiye. Kurabiyedeki ben ogluma cok benzemis, o yüzden daha da cok beğendim:)

 



Rengarenk macaronlar Nilabella'dan , lavantalar Renkli Kolonyo'dan.


Bu muhteşem karşılamanın ardından masalarımıza geçtik, ince ince düşünülmüş ayrıntılarla çok zevkle hazırlanmış masalar bizi bekliyordu.  Uzun zamandır görüşemediğimiz arkadaşlarımızla tekrar sohbet etme şansı bulduk. Masamdaki değerleri arkadaşlarım ve Hikmet'in güzeller güzeli kızı Duru masamızın neşesi oldu.



    Hikmet ve Şeniz'le...


  Gökçe'yle...

  Müjgan Hanım'la....

Tabii bu güzel organizasyonu destekleyen sponsor firmalarımıza çok teşekkürler, hepsinin ürünlerini beğenerek kullanıyorum. Figen'in fotoğrafları ile unutulmaz karelere dönüştü buluşmamız ve renklendi yazım. Sana da çok teşekkürler Figencim...

http://www.figenkaravas.com/
Söke Un
Dr.Oetker
Bumerang

Duru Bulgur
PepsiCo
Estuz    
Mentos ve Vivident
Selva
YKM


Sponsorlar



23 Ağustos 2013 Cuma

23.ayımız



17. ayımızı yazdıktan sonra hiç başka not tutmamışım, kendime kızdım.
Şu anda 23. ayın içindeyiz, nerdeyse iki yaşına girmek üzere Tuna. Yaz ayında olduğumuz için artık evde nçok dışarlardayız, tatiller, bayramlar, haftasonları derken evde daha az zaman geçiriyor. Bu da aslında belirgin bir fark oluşturuyor. Keşfediyor, kendine güveni geliyor, kendini buluyor ve büyüyor hızla.

Tam bir su kuşu Tuna, sürekli suyla oynayabilir, çiçek sulamak, banyo yapmak, suyu bir yerden bir yere boşaltmak, havuza denize girmek, kıyıda kovayla su taşımak, içmek için su isteyip bardak içinde oyuncaklarını yüzdürmek, her türlü su oyununa bayılıyor, bıkmadan saatlerce oynayabilir. Geçen sene simit ile yüzerken bu sene kolluklara geçtik, su da korkusuz. Çok zevk alıyor, kendi çabası ile yüzme denemeleri var. Dalgadan çok zevk alıyor, su yutması falan hiç problem değil yeterki şapır şupur su olsun, basıyor çığlığı kahkahayı. Tatil için gittiğimiz otelin çocuk havuzu vardı 40 cm derinliğinde. Orada kendine güveni geldi, başka çocukların nasıl yüzdüğüne bakarak kendini suya bıraktı derken denizde de aynı hevesini sürdürüyor. Tabii biz İzmir'de olmanın avantajı ile her haftasonu denize gidiyoruz, Tuna bu durumdan çok memnun:)


Hala favori oyuncakları arabalar ve tabii motorlar. Motor gördüğümüz yerde başından ayrılamıyoruz, üzerine binmek, tek tek heryerini ellemek istiyor. Doyamasa da baya zaman ayırıyoruz motorlara. Dayısı motor kullanıyor, en kısa zaman dayısıyla motora bindirmek planlarım arasında.

Tuna dedelerine çok düşkün, onlarla vakit geçirmekten acayip zevk alıyor. Ne zaman onlardan ayrılsak arkalarından ağlıyor, bazen evdeyken aklına gekliyor, basıyor dede diye ağlamayı. İstediği birşey olmadığında dede diye ağlıyor, tabii dedeleri de ona çok düşkün.

Tam bir karpuz ve domates canavarı. Sabah kahvaltısında domates, diğer öğünlerde kesinlikle karpuz var masamızda. Tabii eskisi gibi kandırarak yemek yemiyor bu aylarda çocuklar, o yüzden iş aslında daha zor, canının gönlünün istediğini bulmak lazım ki yemek yesin. Fakat şöyle bir huyu var, ne kadar çok severse sevsin doyduysa üzerine pek fazla birşey yemiyor. Kendisi yiyiyor pek denemez, genelde daha çok oyunla ilgili mama sandalyesinde. Önünde illa bir kaç araba ve kitap istiyor, yemek koysak da onunla kısa süre ilgilendikten sonra oyuncaklarına dönüyor, bilmiyorum kendi yemek konusunda onu nasıl cesaretlendireceğiz? Gezerken falan eline birşey verdiğimizde biraz yedikten sonra elinde oldğunu unutup oyuna dalıyor, 'Tuna elindekini ye oğlum' dediğimizde aklına geliyor ve bir iki ısırık alıyor. Çok iştahlı ya da çok iştahsız değil, orta derecede kendini tok tutacak seviyede yemek yiyen bir çocuk iste kuzum. Sütle pek aramız yoktu ama uzun uğraşlar sonucu o arayı yaptık, ballı sütü seven bir oğlum var artık:)

Bağımsızlıklarına bağımsızlık katarak devam ediyorlar, aslında evde etrafında olmamızı çok isteyen oğlum dışarıda keyfi yerindeyse arada bir bizi gözler ama tek başına takılır, bakar keyfine. Gitmek istediği bir yer varsa dur gitme desen bile bize bakmadan çekip gidiyor, o yüzden hep bir gözümüz üzerinde. Büyüdükçe daha bağımsız olsalarda artık onlarla daha çok şey yapılabildiği için paylaşım kesinlikle artıyor. Tatillerde ve ev dışı gezmelerde kesinlikle hem yeme hem de uyku düzeni bozuluyor, ilk başlarda bu durumu kafama çok takıyordum ama artık eskisi kadar dert etmiyorum, neticede biz de gezmeye gittiğimizde farklı saatlerde yiyor ve uyuyoruz, dikkatimiz ve ilgimiz başka şeylere kayıyor. Tuna'ya da aynı şey oluyor diye düşünüp tatillerde onu yemek ve uyku konusunda sık boğaz etmemeye çalışıyorum tabii ki belirli seviyede ihtiyaçlarını ihmal etmeden.


Tuna'nın çok yoğun kullandığı 20 tane kelimesi var, bilmedikleri bu grup içinde değerlendiriliypr:) tüm tanımı olmayan adamlar abi, kadınlar aba mesela. böcek karınca türleri butta adı altında. kendi kendine bizim anlamadığımız kelimelerle şarkılar söylüyor, şarkının başını hatırlatırsak aynı şarkıyı bir daha bir daha söyleyebiliyor. 20 kelime bizim anladığımız, anlamadığımız bir 15 tane de kendi sözlüğünde var. abida, amıgıbı gibi:) Çok konuşmaya hevesli değil, işini görecek ve sevdiği şeyleri önce söylemeyi tercih ediyor. Fakat söylediği kelimeleri de çok net ve düzgün söylüyor, anane ve aydede gibi mesela.

Kitaplara ilgisi var, sayfalar arasında dakikalarca takılıp bakabilir, küçüklüğünden beri vardı aslında bu ilgi, devam ediyor. Masal anlatıyor, hikaye okuyoruz, seviyor ama uzunlarından hoşlanmıyor. Ya da içinde en azından tanıdığı birkaç karakter olsun istiyor, bir hayvan, pepe, anne baba, şirin falan gibi. O zaman daha dikkatli dinliyor.

23 ayımız böyle neşeli, çabalı, bazen 2 yaş sendromlu derken geçiyor. Yavrum sen ne zaman büyüdün  ben onu bile anlayamadım:( Her yaşın her anınla bol bol vakit geçirmek istiyorum, çünkü sana yetişmek zor bebeğim. Seni çook seviyorum...


22 Şubat 2013 Cuma

Tiramisu

Dr. Oetker'in Tiramisu yapı ne zamandır evde duruyordu. Misafir gelmeden yapılınca fazla yeniyor diye yapmıyordum ne zamandır. Haftasonu Hande, Ceyhun ve güzel kızları Ceylin bize geldiler. Tuna'yla Ceylin bu sefer çok güzel anlaştılar, birbirlerinden ayrılmak istemediler. Çocuklar olunca ailecek oturma gibi bir lüks olmuyor, buna rağmen güzel bir gece geçirdik. Misafirlerim için yaptığım tiramisu tarifim şu şekilde;

İçindekiler;
- 1 paket kedidili bisküvisi
- 1 paket labne
- 2.5 su bardağı süt
- 1 paket Dr.Oetker Tiramisu Yap

Yapılışı;
Kedidili bisküvileri sekerli kahveli süte batırıp tek sıra olarak 22x22 lik bir borcama dizdim. Üzerine Dr. Oetker'in tiramisu yap karışımını labne ile hazırladım ve biküviler üzerine gezdirdim. İkinci kat bisküvileri de sıraladıktan sonra kalan karışımı üzerine döküp, buzdolabında 2 saat kadar beklettim. Servisten önce üzerine kakao serptim.
Afiyet olsun...







21 Şubat 2013 Perşembe

Ananaslı havuclu kek

Evdeki ananasları değerlendirmek için yola çıkılan bir kek. Ananasın hafif mayhoş tadını sevenlere farklı bir alternatif olabilir. İşte malzemeler;

İçindekiler;
- 3 yumurta
- 2 su bardağı şeker
- 1 su bardağı sıvıyağ
- 1 su bardağı süt
- 3 su bardağı un
- 1 su bardağı havuç
- 1 su bardağına yakın küçük dilimlenmiş ananas ( yaklaşık 4 dilim kadar oluyor)
- 1,5 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- 1 tatlı kaşığı tarçın


Yapılışı;
Yumurta ve şekeri mikser ile çırpıyoruz, yağı ve sütü ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Un, kabartma tozu, tarçını ekleyip hamurumuzu hazırlıyoruz. İçine ananas ve havuçları ekleyip birkaç karıştırma ile hamurun havasını kaybetmeden yağladığımız tepsiye karışımı döküyoruz. 175-180 derece fırında 30-35 dakika pişiriyoruz. Olup olmadığını anlamak için keke bıçak batırıyoruz ve bıçağın temiz çıkmasını bekliyoruz.

Ben kelepçeli kek kalıbında yaptım, kalıba alışmam biraz zaman alıcak galiba, o yüzden hafif fazla kızarmış oldu :)

Afiyet olsun...






14 Şubat 2013 Perşembe

Sütlü Türk kahvesi

Kış ayındayız, evde sıcak bir kahvenin veya çayın yerini hiçbirşey tutmuyor.
Ben özellikle de sütlü Türk kahvesini çok sever, ararım kış aylarında. Sık sık yapmaya, keyifle sohbetle içmeye özen gösteririm. Annem yapardı bize küçükken, galiba çocuklara süt içirmenin 40 çeşidinden biri olsa gerek.  Haftasonu eşimle ve oğlumla içtik, tabii onunki ballı süttü:)
Keyifli sohbetli kahveler dileyerek nasıl yaptığımı anlatayım.

Cezveye kişi sayısı kadar sütlü kahve fincanı süt koyuyoruz, kişi başı yarım çay kaşığı kahve ekliyoruz, dolu dolu olmasına gerek yok, fazla kahve ağırlaştırıyor. Dilediğiniz miktarda şeker, annem sütlü türk kahvesi şekersiz olmaz derdi, ben kişi başı tek yada 1,5 kesme şeker ekliyorum. Bir taşım kaynamalı ki kahve pişsin. Servise hazırdır, afiyet bal şeker muabbet ola..


6 Şubat 2013 Çarşamba

Bebekler için sebze çorbası


7-8 aydan itibaren bebeklere sebze çorbasınana başlanabilir.
Sebze çorbası için mevsim sebzeleri seçilmeli, taze olduğundan emin olunmalı bence. Kış  mevsiminde patates, ıspanak, kabak, karnıbahar, brokoli, enginar, kereviz, pırasa, havuç, biber gönül rahatlığı ile kullanılabilir.  Erken dönemde ıspanak, patates ve kabak masum sebzeler, sonra sonra diğerleri de eklenerek devam edilebilir. 1 yaşından itibaren soğan ve sarımsak da eklemeye başladık biz. Biz diye anlatıyorum, oğluma gündüzleri halası bakıyor, Tuna'nın yiyeceklerini biz hazırlıyoruz. Çorbalara protein desteklemek için kıyma, tavuk, balıktan biri ve de en az bir çeşit  bakliyat ekliyoruz, bulgur, pirinç, mercimek, nohut, irmik gibi. Çorbalarını kendimiz hazırladığımız et veya tavuk suyunda da pişiriyoruz. Haftada en az bir kez balık yemesine dikkat ediyorum Tuna'mın. Omega yönünden zengin olan balık zeka gelişimi için çok önemli. 8.aydan beri o gün pişen balıktan ya çorbalarına ekliyoruz ya da bizimle beraber yiyor.

 
Sebezelerin taze olması kadar, çoçuğun taze yemek tüketmesi de önemli. Bu sebeple küçük bir tenceremiz var, günlük çorba yapıyoruz Tuna'ya. En fazla bir sonraki güne kalıyor, diğer güne hem çeşit olması hem de tazelik açısından yemek bırakmıyoruz. Bu amaçla bebeğiniz için küçük ebatta bir tencere edinmenizi tavsiye ederim. Ayrıca kalan çorbasını et-süt ürünleri sakladığımız buzdolabının üst kısmında saklayınız.

Her seferinde taze et, tavuk alma şansınız olmuyorsa, buzluktan indirdiğiniz ürünleri çözmeden çorbaya ekleyiniz, çünkü et-tavuk ürünleri çözünürken bakteri üremesine sebep oluyor, biz önceden dondurduğumuz kıymayı çözmeden direk ocağa(tencereye) koyuyoruz, hem çözünüyor, hem pişiyor.

Tüm sebzeleri, bakliyatı ve eti üzerine basacak kadar su ile pişiriyoruz. Tuz eklemiyoruz. Zaten gerekli olan tuzu sebzelerden alıyor, ekstra tuza gerek yok, bebeğinizin sebzelerin tadlarını öğrenmesine izin verin. Hatta kendiniz de tadın, tuzsuz çorbalarda çok güzel oluyor. Ispanak gibi kısa sürede pişen sebzeleri en son pişmeye yakın ekleyebilirsiniz. Pişme işlemi tamalandıktan sonra rondodan geçirerek homojen bir çorba elde edebilirsiniz. Çorbaya her öğün için ( yani çorbayı iki öğünde tüketecekse 2 kaşık) bir yemek kaşığı zeytinyağı ekleyin. Bebeğinizin yağa ihityacı var. Bebeğinizin lezzetle ve afiyetle tüketmesi dileğimle...

1 Şubat 2013 Cuma

Mozaik Pasta

Mozaik pasta benim favorilerimden. Annem küçükken sık sık yapardı, herhalde kendi başıma yapmayı denediğim ilk kek/pasta tarifidir. İlki hüsrandı, yağı olduğu gibi koymuştuk, tüm malzeme birbirine yapışmıştı, sonra tavada eritmeye çalıştık, bisküviler yumuşadı falan. Galiba ilkokul yıllarındaydım, bir arkadaşım bize gelmişti, (Sibel sendin galiba canım) annemlerde Sibellere gitmişti. Sonucunun ne olduğu hatırlamıyorum ama süreç fenaydı:)


O zamanlardan bu zamanlara. En pratik pasta aslında, emeğin karşılığı lezzette. Ben çok yağlı olanlarını sevmiyorum, evet daha formlu oluyor, şekilleri daha güzel oluyor, ama az yağlı tercihim. İşte benim tarifim, oğlum Tuna'da severek yiyor. Annelere de tavsiye ederim.



- 1,5 - 2 paket bisküvi ( petibör olabilir, ben 1 paket petibör ve 1 paket finger kullandım)
- Yarım su bardağı şeker
- 2 yemek kaşığı tereyağ
- 1 bardak soğuk süt
- 4 yemek kaşığı kakao ( 3 kaşık kakao, 1 kaşık keçiboynuzu tozu kullandım)

Bisküvileri küçük küçük kırıyoruz. İçine süt, şeker, tereyağı ve kakaoyu ekleyip harmanlıyoruz. Strech film üzerine yayıyoruz, rulo olacak şekilde yuvarlıyoruz ve sarıyoruz. Buzlukta 2-3 saat kadar bekletiyoruz. Servise hazır. Afiyet olsun....

30 Ocak 2013 Çarşamba

Sütünüzü arttırmanın yolları

Anne sütü bebekler için şifa kaynağı. Sağlık bakanlığı bebeklere ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi için kampanyalar yürütüyor. Fakat çocuk hastanelerinde bile doktorlar artık mama kullanımı tavsiye eder olmuş, ben de kendi deneyimlerimde bunu gördüm.
En rahat, taze, hazır besin anne sütü, insan ek gıdalara geçtiğinde anlıyor bunu. Hangi öğün ne yedirsem, ne çeşit eklesem, dün bunu yedi  bugün farklı ne yapsam, yapılanı yemeyince başka ne alternatif hazırlasam vs vs gerçekten yorucu bir süreç. Ek gıdalara başlama ile sofradan yemeye başlama arasındaki zaman en zoru bence. Tuna 17. ayın içinde, yeni yeni sofrada ne varsa ondan alıyor, eskiden daha çok itiraz ederdi, şimdi öyle değil, önce bakıyor, gözüyle seçiyor, sonra da gönlü olursa deniyor. Bir ara sadece sebze çorbası, muhallebi yerdi, pütürlü gıdalara daha tavırlı idi, dişleri daha azdı, istese de yiyemiyordu, neyseki o dönemi atlatıyoruz.
Anlattığım zorlukları yaşamadan önce sırf anne sütü verilebilecek dönemde tüm annelere tavsiyem bol bol süt, bol bol emzirme. Anne sütünün kalitesine dikkat ederse ve yeteri sıklıkta emzirirse süt de bebek için yeterli oluyor. Ben ilk 6 ay sırf anne sütü, 6-9 ay anne sütü ağırlıklı, sonrasında 12. aya kadar yine her öğlen işten eve gitmeye devam ederek ama önce gıdalar sonra süt vererek, 12. aydan sonra ise öğle yemeklerinde eve gitmeyi keserek hala 17 ayında oğlumu emziriyorum. Sırf anne sütü aldığı dönemde çok rahat kilo alıyordu Tuna, çünkü ne zaman istese emzirdim, emzirme zamanlarını hiç aksatmadım ve her fırsatta süt sağdım.



Kendi deneyimlerimden süt arttırma yöntemleri....

Bol sıvı tüketimi :  Her türlü sıvı tüketimi önemli ama suyun yerini tutmuyor, her emzirme öncesi bir koca bardak yaklaşık 500 ml su içiyorum. Bazen ilave olarak emzirme sırasında da içtiğim olurdu. Günce 3-5 litrenin altına düşmemek lazım. Önce annenin sıvı tüketimi yeterli olacak ki, sütün ana kaynağı su vucüttan eksik olmasın. İçerik önemli olduğu için ben çay, kahve, gazlı içecek tüketimimi minumum da tuttum sık emzirdiğim dönemde.

Sık sık emzirin : Çalışan anne olarak bir fiil yaşadığım birşey, haftasonları bebeğinizle daha çok vakit geçirme ve emzirme şansım oluyor, her hafta pazartesi sütüm artmış olurdu, sık emzirmek süt arttırmak için çok önemli.

Süt sağmak : Eğer bebeğiniz ilk aylarında memedeki sütü tamamen bitiremiyorsa, genelde öyle oluyor, bebeğin emmediği sütü sağmak tekrar süt üretimi için çok önemli. Eğer bazı öğünlerde emziremiyorsanız, yine o sütü sağarak saklarsanız, diğer öğüne vücudunuzun süt üretimini desteklemiş oluyorsunuz.

Düzenli yemek yemek : Aynı sıvı tüketimi gibi, annenin beslenmesinin süt üretimi ve kalitesi üzerine etkisi tartışılmaz. Anne emzirdiği dönemde bence kilo vermek için diyet uygulamamalı, sizin vereceğiniz birkaç kilo yerine bebeğinizin alacağı birkaç kilo çok daha önemli. Siz sonrasında da kilo verebilirsiniz, ama bebeğiniz sizin sütünüzden edineceği faydayı başka bir gıdadan alamıyor malesef. Sabah kalktığınızda bebeğinizi emzirmeden ağzınıza bir lokma yiyecek koymak, gece sık sık emzirmiş iseniz, kahvaltınız edip sabah ilk emzirmenizi yapmanızı tavsiye ederim. Yemek saatlerinizin düzenli olması, öğün atlamamak süt üretecek vücudunuz için yeterli enerjiyi sağlamak anlamına geliyor.

Yeşillik tüketin :  Bol yeşil salata tüketin, süt üretimini arttırıyor.

Rezene ve süt çayları için : Rezene hem süt arttırımı, hem de bebeğinizin gaz problemi için annenin tüketebileceği en faydalı çaylardan. Süt yapıcı çaylarında faydasını gördüm, bir dönem günde 2 tane içiyordum.

İyi uyku uyuyun, dinlenmenize dikkat edin : Süt üretimi enerji isteyen bir işlem. 100 ml anne sütünde yaklaşık 60 kalori var. Bunun için anne bedeninin dinlenmesi lazım, eskilerinde dediği gibi, bebeğiniz uyuduğunda sizde yatın dinlenin veya istirahat edin.

29 Ocak 2013 Salı

17. Ayımız

Tuna artık 16 ayı tamamladı, 17 ayın içinde.
Neler yapıyoruz, neler yapmaktan hoşlanıyor, neler yiyiyor, neler oynuyor?
Hem paylaşmak, hem de kendime günlük tutmak için yazıyorum...

Tuna'nın favori oyuncakları arabaları, kamyonu, uçağı. Erkek çoçuğu olarak bunları gördüğü andan itibaren hiç vazgeçmedi, her zaman severek oynadı ve oynuyor.

Uzun zamandır hayvanlara ilgisi var, odasının duvarına hayvan resimleri astık, kıyafetlerindeki hayvan şekilleri ile ilgili. 9-10 aylıktan beri kedi ve köpeklere hep dikkat etti, onları taklit ediyor ve gel gel yapıyordu. 1 yaşıdan beri atlara bayılıyor, nerde görsek at at diye heyecanlanıyor. Bir müddettir 4 ayaklı tüm hayvanlara at diyordu ama bu aralar inek, aslan, koyun, fil gibi hayvanları ayırt ediyoruz. Farklı özelliklerini buluyoruz, ineğin memesi, aslanın rooaar benzeri ses çıkarması gibi. Bu sebeple geçenlerde çiftlik hayvanlarının oyuncaklarını aldım oğluma, keyifle günlerdir elinden düşürmüyor.

Top (hopp) her çocuğun en hareketli oyuncağıdır herhalde. Bizim öyle, bu aralar evde gezerken topa kendisi vurmaya başladı, bundan çok keyif alıyor.

Unutuyordum en baş oyuncaklarımız tava,tencere ve kaşık . Evdeki aktiviteleri taklit ediyor, bize yemekler pişiriyor. Çaydanlık aynı şekilde, sıkılmadan 15 dakika onlarla vakit geçirebilir.

Adım adım dergisinin 17 ay setinde çubukları deliklere geçirme oyunu var, 3-4 gündür yemek aktivitemiz o. Deliklere birşeyler sokma, deliklerin arkasından bizleri görme gibi oyunlar Tuna'mı çok mutlu ediyor. Parmaklarını deliklere sokuyor, arkasından bakıyor.

Kendi kendine yemeyi seviyor, ama yine de sadece kendi yemiyor, önce kendi yedikten sonra doyduğundan emin olana kadar biz yedirmeye devam ediyoruz. Katı yiyecekleri eliyle tutarak yiyor, ama sıvılar konusunda yemekten çok dökmeyi dağıtmayı sevdiği için çorbaları biz yediriyoruz.

Uzmanlar sürekli aman tv karşısında yedirmeyin, aman oyun oynarak yedirmeyin, sadece yemeğe konsantre olsun vs diyor ama ben oğlumu oyunlarla besliyorum. Hem uzun süre mama sandalyesinde oturduğu zaman sıkıldığı için, hem de oyunlar ile zaman geçirip yemek süresinde ilgisinin önündeki oyundan başka bir yere dağılmadığı için. Uzun keyifli sofralarda bizimle alakadar bile olsa, yine de oyun/oyuncak takviyesi yapıyoruz. Tv karşısında yemek yemeye hiç alışmadı, mutfağımızda tv yok, yemekleri de herzaman mutfakta yediğimiz için onu henüz denemedik.

İnek sütünü birkaç kez denedim ama çok keyif almadı, taze sıkılmış meyve suyu ( mandalin, portakal, nar, greyfurt gibi), pekmezli suyu severek içiyor. Bozayı denediğinde sevdi, tekrar tekrar istedi. Biz içtiğimizde sodaya heves ediyor, yüzünü ekşite ekşite tekrar istiyor kuzum.

Evin içinde ve de dışarı da iyice bağımsızlaştı Tuna, el tutarak yürümek yerine bağımsız takılmayı tercih ediyor. Gün boyu hiç oturmadan evde geziniyor, oyunlar oynuyor. Bir yemek yerken, bir de uyurken ancak oturuyor denebilir. Giyinir soyunurken herzaman uyumluydu ama artık kendi giyip çıkarmaya çalışıyor. Çocuklar küçük anlamaz demeyin, aslında herşeyi anlıyorlar ama sadece işlerine gelenleri yapıyorlar ya da uyguluyorlar. İstekleri olmayınca numaradan ağlamalar bu ve geçen ayımızın icadı. İstediği birşey yapılmayınca kendi yere atmalar da. Ama tutarlı ve sakin şekilde istediklerini böyle alamayacağını anlattığınız anda iki ya da üçüncü denememden sonra tavırlarından vazgeçti.

Ben Tuna doğduğundan beri onu bir birey yerine koyarak herşeyin sebebini sonucunu ona anlatıyorum. Bebekken bile beni dikkatle dinlerdi, şimdi de anlattığım zaman dinliyor. Bu sayede agu gugu ötesinde, sadece bebek kelimeleri ile kurulan iletişimin ötesinde bir paylaşımımız var. Kesinlikle tavsiye ederim, faydalı bir yaklaşım, çocuğunuz sizi dinlemeyi öğreniyor.




22 Ocak 2013 Salı

Adım Adım Dergisi - 16. Ay Paketi


Mutafaği Öğreniyorum paketi bizim ilk paketimiz oldu, ilk olduğu için ben heyecanla bekledim. Hediyeler ile birlikte dolu dolu bir paket ulaştı elimize.




1 adet kitap, 1 sayfa bu aydaki çoçukların gelişimlerini/yapabilecekleri anlatan açıklamalar, oyun için kullanılabilecek 2 kutu bir tahta kedicik, mutfak konsepti olduğu için mutafağı anlatan bir resim, kış hastalıklarını anlatan bir kitap ve de çoçuğunuzla yapabileceğiniz eğlenceli aktiviteler kitabı.

İlk kitabın her sayfasında çocuğun motor, zihinsel ve/veya duygusal gelişimini geliştirmeye yarayacak bir aktivite, oyun veya paylaşımın bilgileri var. Çocuğunuzun gelişim çizelgesini takip edip yani bu ay yapabileceklerinden hangileri yapıp yapmadığına bakarak, kitapta anlatılan ve motor, zihinsel ya da duygusal gelişimini desteklemeniz gereken aktiviteleri seçerek işe başlayabilirsiniz. Çocuğunuzla bu aktiviteleri yaparak onun gelişimine faydalı olabilirsiniz, ya da kendi oyunlarınızda buradaki ipuçlarını kullanabilirsiniz. Mesela bu ay çoçuklar altta üstte içinde gibi kavramları öğrenebiliyormuş, oyunlarınıza bunları da dahil edebilirsiniz.

Oyun aparatı olarak gelen iki kutunun altına kediyi saklıyorsunuz, çocuğunuzun bulması için teşvik ediyorsunuz. Tuna genelde ikisini de açmayı tercih ediyor kutuların, ama kediciği baya sevdi. Diğer kitapta anlatılan oyunları biz zaten oynuyorduk. Resimlere bakarak neyin ne oldğunu anlamaya çalıştık. Mutfak resmini mutfağın kendisi ile karşılaştırarak resimdeki objelerin gerçeklerini bulduk.


Bunlarla beraber hediye olarak gelen üç tane hikaye kitabı Tuna'nın ilgisini çekti. Özellikle Çiftçi kitabı hayvanlar, traktör gibi resimleri olduğu için favorimiz.

Bu set ile günlerce uğraşmadık ama birkaç gün dolu dolu vakit geçirmemizi sağladı. Arada sırada tekrar tekrar aynı oyunlara dönüyoruz, Tuna'nın hoşuna gidiyor. Özellikle yemek yerken kedi ve mutfak resmi ile oynamaya devam ediyoruz.