9 Mayıs 2014 Cuma

2.5 yaş kreş için erken mi? Kreş seçiyoruz...

Her ihtiyacını en ince ayrıntısına kadar düşünüp yaptığımız, kimselere emanet edemediğimiz bebeklerimiz büyüdü çocuk oldu. Şimdi biz onları nereye hangi kreşe bırakacağız, kreşe nasıl güveneceğiz? Kreş için doğru zaman geldi mi?

2.5 yaşındaki oğlumla kolay ve rahat bir kreşe alışma dönemi geçirdiğimiz için sizlerle yaşadıklarımı paylaşmak istedim, bu konuda kafasında soruları olan anne ve babalara yardımcı olması temmenisiyle yazıyorum. Anlattıklarım tamamen başımızdan geçenler ve tavsiyelerimdir, sizler kendi evlatlarınızı başkalarından daha iyi tanıyorsunuz ve son kararı yine anne baba iç güdünüz ile en doğru şekilde sizler verebilirsiniz.

Kreş hem aile hem de çocuk için çok kritik bir adım. Çocuk yanında ailesinden kimse olmadan bir birey olarak varlık göstermeye başlıyor, aile ise kendisinden uzakta çoçuğunu bir topluluk içinde yalnız bırakmayı öğreniyor.
Kim kimden daha heyecanlı orası değişir ama ben oğlumdan daha heyecanlıydım. O bizim ona anlattığımız kadarını bilirken, benim kafamda bir sürü soru vardı. Ama 2.5 yaş çocukların sosyalleşmesi ve 6 saatlik aktif oyun enerjisi olan bu küçük sıpalar için erken bir yaş değil. Neden?


Ailenin ve kreşin yeri birbirinden tamamen ayrı, hatta tamamlayıcı. Okuldaki aktif zaman ve kendi yaşıtları ile sosyalleşme imkanını düşündüğümüzde ailenin bunu evde sağlaması çok zor. Çocuklarımızın da kendi yaşıtları ile oyun oynayarak, eğitimini almış öğretmenler tarafından değişik aktivitelerle meşgul edilerek keyifli vakit geçirmeye ihtiyaçları var. Şimdi Tuna okula başladıktan sonra daha net görebiliyorum, okula gitmeyen çocuklar evde enerjilerini tüketemedikleri için ya çok hareketli, etraftan hareketliliği konusunda tepki alan durumdalar ya da daha gergin ve mutsuzlar.

Peki okula ne zaman hazırız (biz ve çocuk), nasıl bir okul, kreş seçmeliyiz?

Önce ailenin tüm bireyleri kreş fikrini kabul etmeli ki bu ilk adım. Anne gitsin baba kalsın derse çocuk bu durumu fakedip kendi istediği gibi kullanabilir.
Daha sonra okuldan beklentiler belirlenip ona göre bir araştırma yapmak lazım.
Okulun fiziksel şartları, eğitim kapsamı, eğitimin ne şekilde ve hangi yöntemler ile verildiği, aktiviteler, sınıftaki öğrenci sayıları, yaş grupları, eve mesafesi, sabah, geç sabah yarım/tam gün gibi opsiyonları, oyun alanlarının güvenli olması, temizliği, merdivenli bir okulsa merdiven güvenliği, yemek menüleri, nasıl nerde yendiği, öğretmenler, okulun idarecisi ve psikoloğu, öğretmenlerin ve idarecilerin aile ile iletişimleri, çocuğun takip edilmesi ve aile ile durumun paylaşılması, uyuma şartları, ek olanakları (kurs vs gibi), açık olduğu zamanlar, yaz tatili zamanları gibi bir sürü kriter var. Tabii bu kadar teferruattan önce çocuğumuzun okulu ve öğretmenlerini sevmesi ve okula severek gitmesi en önemli, hatta dört dörtlük kreş bulsanız da son seçimin yine çocuğunuzda olduğunu unutturmayacak en kritik göstergedir.
Okuldan neler beklediğinizi belirlerseniz, bunca kriter arasında önceliklendirme yaparak seçme yapabilirsiniz.

Ön araştırmayı yaptınız, kriterlerinizi belirlediniz ve okulları gezmeye başladınız. Sonra? Ben kritelerin yanında okuldaki çocuklarının mutluluklarına, neşelerine ve okuldaki genel durumlarına çok dikkat ettim. Gülen, mutlu, neşeli, huzurlu çocuklar mı diye baktım, okulun ve sınıfların genel olarak uyumuna, huzuruna, kargaşa içinde olup olmadıklarına baktım. Orada bulunan çocuklardan daha iyi bir gösterge olabilir mi sizce?

Bunların yanında deneyim benim için çok önemliydi ve öğretmenler ve idarecilerden edindiğim ilk intibam. Bu hisler ile oğluma güzel bir anaokulu seçtik. Ve başladık alıştırma dönemine. Alışma haftasında neler yaptık, onu da başka bir yazımda anlatacağım. 

Anne ve babalara bu zorlu ama içgüdülerinize güvenirseniz abartılmayacak seçimde başarılar dilerim. Evlatlarımızın önünde 20-25 yıllık bir eğitim hayatı var, neden güzel severek başlamasın di mi?
Sevgilerimle....



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız benim için çok önemli, vakit ayırdığınız için çook teşekkürler...